Noradrenalin nedir?

Adrenalinle beraber vücudun otonom sinir sistemini çalıştıran madde. Otonom sinir sistemi, vücutta habersiz çalışan, isteğe tabi olmayan, bütün insan ve hayvanlarda en ince ayrıntılarıyla planlanmış, proğramlanmış bir sistemdir. Çeşitli ani durumlarda vücut, bu iki maddeyi kullanarak kendini korur. Bunların her ikisine birden katekolaminler denilirnoradrenalin

Katekolaminler tesirlerini, bütün vücuda yerleştirilmiş bulunan reseptörler (alıcılar) vasıtasıyla yaparlar. alfa ve beta reseptörler denilen bu alıcılardan alfalar vasıtasıyla damarları büzerler. Betalar vasıtasıyla kalbin hızını, kasılmasını ve iş yapmasını arttırırlar. Yine aynı alıcılar vasıtasıyla mide ve barsak hareketlerini yavaşlatırlar, soluk borusunu genişletirler.

Noradrenalin başlıca, damarların belli bir genişliği devam ettirmede ve kan dolaşımını normal olarak temin etmede vazifelidir. Ayrıca beyne de etki ederek davranışlarımız üzerinde de müessir olduğu kabul edilmektedir.

Katekolaminler vasıtasıyla iş yapan sinirlere "adrenerjik sinirler" denir. Bu sinirlerin tembihleri neticesinde noradrenalin bol miktarda açığa çıkar. Böbrek üstü bezinin merkezinde de bol miktarda yapılırlar.

Adrenalinle noradrenalinin arasındaki fark, sadece adrenalinde, azot üzerinde bir metil grubu bulunmasıdır. Fakat bu küçük fark aktivitede büyük bir değişikliğe yol açar. Vücudda fenilalaninden

noradrenalin meydana geldikten sonra azotun üzerine bir (CH 3 ) yani metil grubu getirilmesiyle,

noradrenalinden 200 kat daha güçlü bir madde elde edilir.

Bu muazzam kimya, farmakoloji ve fizyoloji bilgisini vücut nasıl biliyor, kimden öğrendi, bunu yapan kimdir? Eğer tesadüf denilirse, bütün pozitif ilimlere leke sürülmüş olmakla beraber aynı zamanda oldukça komik ve kıymetsiz bir söz olur. Çünkü bu kadar ileri bir kimya ve tıp biliminin daha son senelerde biraz anlıyabildiği bu bilgilere tesadüf demek için böyle bir hadise veya benzerinin şimdiye kadar hiç mevcut olmaması lazım gelir; halbuki vücudumuzda, ölçülemeyecek kadar küçük miktar vb. zaman içinde bunlar gibi milyonlarca hadisenin cereyan ettiği, bugünkü tıp ilmince anlaşılmıştır. Bu sayısız harikuladeliklerin farkına bile varamayan insanoğlu nasıl olur da bu muazzam fabrika, makina, organizmaya "kendiliğinden oluşmuş", "tesadüfen meydana gelmiş" diyebilir? Asıl tesadüf ise nasıl geliştiği bilinmeyen, böbreküstü bezinin ortasında bir tümöre bağlı olarak vücutta çok fazla noradrenalin meydana gelmesiyle ortaya çıkan fekromasitoma adlı hastalıktır. Bu hastalığa da, binlerce kişi içinden birinde rastlandığından ötürü, istatistiki olarak tesadüfi denilebilir. Belki tümörlerin niye ortaya çıktığını bilemediğimiz için istatistik ilmi buna tesadüf demektedir. Yoksa; milyarlarca insanda, milyarlarca hayvanda hep aynı şekilde işleyen bir mekanizma için tesadüf demek hiçbir ilme, mantığa, akla uymayan bir söz olur.

--Reklam--